Başlık, içerik, kategori, konum ve etiketlere göre arayabilirsin.
22 tecrübe bulundu
Küçükken kupon çıkan binbir türlü bilgi barındıran eğlenceli olan bir dergi alakayı hayal etmiştim
Mekana merakla gittim
Çok basit sanıyordum.Mesela kek yapıp üzerine süt dökmek gibi sandım
Uzak çalışma (remote) imkanım vardı; "denize yakın bir cafe, 6 saat wifi, akşamları sokak lezzetleri" hayali kuruyordum. Tayland’ın dijital göçebe cenneti olduğunu herkes anlatıyor…
"Koşmak zor değil, ayakkabı alır başlarım" diyordum. İlk denememde 8 dakika koşunca şaşırdım. İnternetteki "1 km = 5 dakika" hedeflerinin gerçekçi olmadığını bilmiyordum.
"Bağımsızım, kendi saatimi kendim belirlerim" diye düşünüyordum. Kurumsal maaştan iyi kazanacağımı, kimsenin bana "şunu yap" diyemeyeceğini sanıyordum.
31 yaşıma kadar yurtdışına hiç çıkmamıştım; "dil bilmeden ne yaparım" korkusu vardı. Tek başıma Amsterdam, Brüksel, Paris ve Berlin’i 3 haftada gezecektim.
"Bir kedi sahiplendim, mama+kum yeter" sanıyordum. Barınaktan yavru bir kedi aldım. Veteriner "aşılar, kısırlaştırma, iç parazit" dedi; ben internetten fiyat araştırması yapmaya bi…
Sıfır araba almak istiyordum ama fiyatlar tavan yapmıştı. "İkinci el hep sorun çıkarır" korkusu vardı, galericilerden çekiniyordum. Sadece anahtarı teslim alıp binmek istiyordum; b…
Gitmeden önce her şeyin çok kolay olacağını düşünüyordum. İşim hazırdı, İngilizcem iyiydi; "Almanca öğrenirim nasılsa" diyordum. Yurtdışı içerikleri hep güzel yanını gösteriyor, be…
Üniversite hayatını filmlerden biliyordum: özgürlük, arkadaşlar, kampüs. Yurtta kalacağım için "tek derdim dersler ve eğlence" sanıyordum. Heyecan baskın olduğundan ailemin yanında…
"Arabamı satacağım, ilanı koyarım, hemen alıcı bulurum" kadar rahat düşünüyordum. Galeriye değil, kendim satacaktım; vergi, tramer, uyuşmazlık risklerini hiç bilmiyordum.
"Ayda %30 biriktiririm, kenara atarım" diye düşünüyordum. Ama herkes gibi ben de ay sonunda hiç artmayan bakiye görüyordum. Harcamalarımı takip bile etmiyordum.
Harika bir fikrim vardı ve "dünya pazarı beni bekliyor" havasında girdim. Girişimcilik içerikleri hep başarı anlatıyor; masraf, yalnızlık ve reddedilme kısmını kimse anlatmıyordu.…
"Uygulama yazmak zor değil, bir 3 ay yeter" zannettim. Kendi başıma bir alışveriş listesi uygulaması yapacaktım ve mağaza mağaza anlaşma fikrim vardı.
3 yıl çalıştığım şirketten "tazminatımı alır, hemen işe başlarım" diye ayrılacağımı sanıyordum. Prosedürü, ihbar süresini ve işsizlik maaşı şartlarını hiç bilmiyordum.
Ailem ve çevre "tıp kazanabiliyorsan tıp yaz" diyordu. Benim ilgim biyolojiden çok istatistiğe ve analizeydi; aileme göre "boş" olan istatistik bölümüne kie bildiğim için tercihimi…
Almanya’da üniversite okumak istiyordum ve "not ortalamam iyi, İngilizce program bulurum" diye rahattım. Ama bölümlerimin büyük kısmı Almanca istiyordu; dil şartını, denklik süreci…
Üniversiteden yeni mezundum; "Portfolyom iyi, İngilizcem var, görüşme salonunda kendimi satarım" diye düşünüyordum. Klasik sorulara hazırlanmıştım ama gerçek mülakat bambaşkaydı.
İlk evimi kiralarken "manzara ve modern mutfak" dışında kriterim yoktu. Sözleşmeyi 5 dakikada imzaladım, depozitoyu elden verdim, kimseyi dinlemedim.
"Ev fiyatı + tapu harcı yeterli" sanıyordum. Kredi oranlarını, ekspertiz, sigorta, dask, emlakçı komisyonunu hiç hesaba katmamıştım. Ev başlı başına bir bütçe bombasıydı.
Ailem devlet işi için KPSS istiyordu; "yeter ki çalış, atanırsın" deniyordu. Tek hedefim atanmaktı, başka seçenek düşünmedim.